Kimble, NASCAR dünyasında 'The King' olarak bilinen Richard Petty'nın otomobilini çizdi.

1982 yılının Kasım ayında David Kimble ve önemli bir otomotiv fotoğrafçısı olarak bilinen Neil Nissing, Kuzey Carolina, Level Cross'da bulunan Petty Enterprises'ı ziyaret etti. O hafta sonu Richard Petty'nin 43 kapı numaralı Pontiac Grand Prix otomobilininin Atlanta 500 yarışında 15'inci sırada finiş görmesini izlediler, ardından garaja yöneldiler. Kimble’ın çiziminde kullanacağı fotoğrafları çekmek yerine Richard ve ekibiyle görüştüler ve Petty’lerin merkezinde yer aldıkları için hemen yan tarafta bulunan, Richard’ın babası, bir diğer NASCAR efsanesi ve Daytona 500’ü kazanmış olan Lee Petty ile konuştular.

Muhtemelen o dönem farketmedi ama Kimble NASCAR'ın altın zamanlarının giderek azaldığı bir dönemde çalışıyordu. 

Burada Petty'lerin zaferlerinden bahsetmiyorum. Petty Enterprises 1949'dan 2008'e kadar, Gillett Evernham Motorsports günümüzdeki Richard Petty Motorsports'a dönüşene kadar hayatına devam etti. Richard Petty 1992'ye kadar tam zamanlı olarak yarışmaya ve yarış kazanmaya devam etti. Oğlu Kyle NASCAR'da hem pilot hem de yorumcu olarak sıkı bir kariyer elde etti. 2016 yılında Amerika'da Petty ismi hâlâ son derece önemli ve motorsporlarının en çok sevilen dalında aktif olarak yer almaya devam ediyor. 

Yani altın çağ derken NASCAR'ın otomobillerinden bahsediyorum.

 

1982 Richard Petty No. 43 Pontiac Grand Prix by David Kimble

 

Richard Petty’nin NASCAR aracı olan Grand Prix önde yer alan 358 cid V8 motoruyla ciddi şekilde güçlüydü ama gerçek hayatta bu otomobilde oldukça gösterişsiz V6 benzinli ya da Oldsmobile’in V8 dizel motorunu alabiliyordunuz. Bu dizel o kadar kötüydü ki Amerika’daki otomobillerde büyük hacimli dizel motor kullanımını yok etmişti. 

Bunları bir kenera koyun ve Kimble’ın çizimine bir göz atın. Bu çizim Petty’nin 1982 Kasım ayında Atlanta’da kullandığı otomobilin fotoğraflarından yapılmış. Sponsor logolarını kaldırıp, kesit olan yerleri doldurduğunuzda, modeli ve marka armalarını yok ettiğinizde bile o küçük yan camlar olduğu gibi duracaktır. O alçalan tavan çizgisi, o geniş bel çizgisi orada olacak, o uzun motor kaputu 1980’lerin imzası olan tamponlarla birlikte kendini ele verecektir. Hızlı bir bakışla bile bunun G-Body Pontiac modeli olduğunu anlayabilirsiniz.

Bugünün NASCAR otomobillerinde böyle bir şey söz konusu değil. 

Bu da ilgini çekebilir:

Bundan birkaç yıl önce çalıştığım şirket Truck and Nationwide Series’e sponsor olduğu için NASCAR’da biraz vakit geçirme fırsatım olmuştu. Daytona’da bir Dodge Ram kullanan pilota sponsor olmuştuk, yarıştan birkaç gün önce takımı ziyaret ettiğimde yarış kamyonunun bir Ford F150 olduğunu gördüğümde nasıl şaşırdığımı bir düşünün. O gün kamyonetin ön kısmına Dodge markası monte edilmişti. Bunun tam detaylarını öğrenemedim ama Ford’dan Dodge’a geçmek tam anlamıyla sadece logoları değiştirmekten ibaretti. Araçların gövdeleri tamamen aynıydı.

Bu yüzden birçok yarış fanatiği 1980’leri NASCAR’ın altın çağı olarak görür. Evet onlar belli bir amaç için üretilmiş tübüler şasiye sahip olan yarış otomobilleriydi ama dış kısımlarındaki metal gövde markalara özeldi ve gerçek hayattaki modellere çok benzerlik gösteriyordu. Önden motor- arkadan çekiş yerleşimi aynıydı. Tasarım oranları aynıydı. ‘Pazar günü kazan, Pazartesi günü sat’ sloganıyla yapılan pazarlama çalışmaları markaların NASCAR’a milyonlarla dolar harcamasını sağlamıştı ve o dönem bu mantık devam ediyordu çünkü fanlar otomobil ve sürücünün hissettiklerini biraz olsun hissedebiliyorlardı.

1982 Richard Petty No. 43 Pontiac Grand Prix by David Kimble
1982 Richard Petty No. 43 Pontiac Grand Prix by David Kimble

 

David Kimble o dönemlerde bazı NASCAR modellerini çizmek için görevlendirilmişti. Eski dönem yarış otomobillerinin tasarımlarıyla öne çıktığı gibi Kimble’ın 1982 Pontiac çizimi de öne çıkmasını biliyor.

Bir zamanlar stock otomobiller öyle ya da böyle stock’tu, yani standart modele biraz daha yakınlardı. Pontiac’ın fotoğraf çekimlerinde Kimble ile konuşan Lee Petty bir kere, 1949’da Charlotte’da kullandığı ilk resmi NASCAR otomobili olan 1946 Buick Roadmaster ile yarıştıktan sonra eve döndüğünü anlatmıştı. 1966’dan sonra otomobiller daha az standart özelliklere sahip oldu, bu tarihten sonra NASCAR daha güvenli olduğu için tübüler şasi kullanımına geçti. Tübüler şasinin kısımları çizimde açıkça görünebiliyor, yakından baktığınızda Kimble’ın bunları gövdenin büyük kısmında resmettiğini görebilirsiniz, özellikle de arka çamurluklarda çizgiler ve gölgelerdeki değişimler bunları açığa çıkartıyor.

Bu otomobilin fotoğraf çekimi için seçilen Kasım ayı çok doğru bir zamandı çünkü Atlanta’daki yarış bu otomobilin son yarışıydı. Takım çalışanları otomobili sökmeye başlamışlardı ve bu Kimble ile Nissing için bulunmaz bir fırsattı. Otomobil çıplak şasisine kadar söküldü ve Kimble rahatlıkla hem iç hem de dış komponentlerin fotoğraflarını çekebildi. Bu durum çizimdeki ince detayların oluşturulmasına büyük rol oynadı.

1982 Richard Petty No. 43 Pontiac Grand Prix by David Kimble
1982 Richard Petty No. 43 Pontiac Grand Prix by David Kimble

 

Açık bir şekilde görünen kapı içi koruma barları ve tavanda yer alan, Petty’nin parlak beyaz 43 numarası kesinlikle öne çıkan detaylar olarak görünüyor. Bunun dışında oldukça detaylı çizilmiş motorun yanı sıra bahsi geçen arka paneldeki teknik detaylar bu çizimin akılda kalan yönleri olarak görünüyor. Yakıt yolları ve süspansiyon parçaları, GM’in G-Body modellerindeki tipik kare yan camlar ve keskin tavan çizgileriyle büyük bir uyum içinde. Sabit arka aks ve diferansiyel yarış koltuğunun arkasında duruyor. Standart 1982 Pontiac Grand Prix modellerinde arka fren tamburdur ama çizime dikkatli baktığınızda Petty’nin aracında soğutmalı disklerin yer aldığını görebiliyorsunuz.

Kimble’ın çiziminin en büyük zorluklarından biri de parçalar ya da fotoğraflama kısmı değil ana sponsor logolarının görülebilir olmasıydı. Çizimin verimli olabilmesi adına bunları başka bir yer koymaktansa arkalarında neler yer aldığını göstermesi gerekiyordu. Bir noktaya kadar bu Grand Prix’nin iç kısmında neler yer aldığını göstermesinin tek yoluydu ve bu yaklaşımı arka çamurluğun üzerinde yaptığı giderek kaybolan logolarda görebilirsiniz. Bu zahmetli işlem logoların otomobilin yüzeylerini tamamen kaplayan diğer bölgelere göre çok daha zor bir iş. Kimble’ın hangi sponsorların daha önemli olduğu konusunda Petty’den de yardım aldığı söyleniyor.

Bu illüstrasyon yapıldığı zaman NASCAR’ın popülaritesi giderek artıyordu. İronik olarak NASCAR’ın bölgesel bir organizasyondan tüm ülkenin ilgilisini çekecek bir spor haline gelmesi altın çağının bittiği zamana denk gelmişti. 1980’lerin sonlarına doğru GM stock otomobillerden stock olanı çıkartmak adına en büyük adımı atmıştı ve önden çekişli Pontiac Grand Prix otomobilini arkadan çekişli Chevrolet Lumina ile değiştirmişti. Buna rağmen her iki otomobil de NASCAR’da arkadan çekişli V8 motorlu olarak yarışmıştı. 

Ford ise Thunderbird ile birkaç yıl daha bekleyecek, ardından NASCAR’da zaten tuhaf bir tasarıma sahip olan Taurus sedan ile yer alacaktı.

 

1982 Richard Petty No. 43 Pontiac Grand Prix by David Kimble

 

 

Bu esnada NASCAR’ın popülaritesi pik noktaya çıkmıştı. Sporun tarihçesiyle ilgili çok şey yazılmış, birçok farklı kural ve format değişikliği bahsedilmeye başlanmış, hangi kuralın daha çok heyecan verici olduğu ve sporda yer almaya devam etmesi konusunda farklı fikirler oluşmuştu. 

“Car of Tomorrow” adı verilen konsept 2007’de tanıtıldı ve sonunda ortak gövde panelleri kullanarak araçlar arasındaki benzerlik bir noktada sağlanmış oldu. 2013’te Generation 6 araçlar tanıtıldığında bu olay biraz daha geriye doğru gitti. Modern NASCAR otomobillerinin tasarımları hâlâ gövde tipleriyle değil üzerindeki logolarla tanımlanıyor. 

Bu yüzden Kimble’ın 1982 Grand Prix çizimi çok öne çıkan bir yapıda. Bu sadece ikonik bir otomobilin illüstrasyonundan ibaret değil. Kimble NASCAR hala üreticiler ve kişiliklerden, pilotlarsa dokunulmaz siname yıldızlarındansa adeta rock yıldızları olduğu dönem ve otomobillerin stock adını hak edecek bazı özelliklere sahip olduğu zamanlarda bunu çizmişti. Tüm bunlar bir şekilde bu çizimden dışarı taşmayı başarıyor. 

Kimble sadece iyi bir Richard Petty Pontiac çizimi yapmakla kalmadı, aynı zamanda NASCAR’ın altın zamanını da kaleme almıştı. 

###

Teknik tasarımcı David Kimble, 50 yılı aşkın süredir dünyanın en önemli otomobillerinin kesitlerini çiziyor. Pasadena Academy of Technical Arts mezunu olan Kimle, illüstrasyon kariyerine 1964 yılında başladı. Marfa, TX'da yaşayan Kimble'ın, buradaki stüdyosunda bilgisayar tasarımları ile hazırladığı illüstrasyonların tamamlanması bazen aylar alabiliyor.

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!

1982 Richard Petty No. 43 Pontiac Grand Prix David Kimble

Fotoğraf: DAVID KIMBLE