Serinin üçüncü durağında son zamanların popüler konusu otonom araçlar üzerine konuşuldu.

29-30 Kasım tarihlerinde Worldwide Partnerships tarafından Silence İstanbul kongre merkezinde düzenlenen Dünya Otomobil Konferansı ikinci gününde de güncel trendler üzerinde yoğunlaştı. Önceki saatlerde Türkiye'nin ulaşım sorunları ve elektrik motorlu otomobiller gibi konulara değinen konuşmacılar son zamanların favori temalarından otonom araçlara da yabancı kalmadı.

Birleşmiş Milletler Aktif Araç Güvenliği Sekreteri François E. Guichard ve Google otomotiv bölüm Müdürü Gökçe Üzümcü ile yaptığımız röportajlarda ortak bir fikir hakimdi. Her iki katılımcı da gelecekte otomobillerin yazılıma daha da çok bağlanacağını söylerken üst donanım paketlerine sahip lüks otomobillerde kullanılan kod satırı sayısının 100 Milyon üzerinde olduğu açıklandı. Karşılaştırmak gerekirse bu rakam, uzay mekiği ve F-22 Raptor'dan kat kat fazla olduğu gibi Facebook'un kod satırı sayısını bile geride bırakıyor.

Aynı otomobillerin giderek birbirine ve sistemlere bağlanmaya başalaması da önceden düşünülmeyen sorunlar doğurabiliyor. Tesla ve Jeep gibi markaların başlarını ağrıtan hacker sorunu gelecekte birçok üreticinin bilgisayar korsanlarına karşı cephe almasına sebep olacak.

Son yılların popüler özelliklerinden otonom sürüşe de değinen ikili birkaç yıl önce bu özellik önündeki engelin kanunlar olduğunun altını çizerken günümüzde yürürlüğe giren düzenlemeler ardından tam otonomi için teknolojinin gelişmesi beklendiği açıklandı. 1968 yılında Viyana'da imzalanan antlaşmaların izin vermediği tam otonominin bu yıl resmen yasal olması bu konuda atılmış en büyük adım olarak görülüyor.

Guichard'ın uzmanlık alanına giren kanun ve düzenlemeler konusunda da ilerleme kaydedilmiş. 1. kademe otonom sürüş için kanun ve yönetmelikler geçtiğimiz yıl resmen kabul edilirken kontrolü büyük oranda otomobile bırakan 2. seviye otonomi için kanunlar da 2016 Eylül itibariyle hazır.

Audi Araç Bilgi ve Teknolojileri uzmanı Philipp Brenner'ın düşüncesiyse otonom sürüşün özellikle hızlı yollarda problem yaratabileceğiydi. Üstelik ilginç şekilde bu problemin öndeki değil arkadaki trafikten ileri geleceğinden korkuluyor. Önde uzun menzilli radarlar boş yolu gözleyebilirken sollama manevralarında arkada otomobil bulunması halinde sol şeritten hızla gelen otomobillerin fark edilemeyebileceğinden korkuluyor. Bu nedenle Almanya'nın hız sınırı olmayan Autobahn bölümlerine bile sınır konulması düşünülebilir.

Her ne kadar otomobil sürmekten zevk alanların çok hoşuna gitmese de otonom sürüş her geçen gün hayatımıza daha da çok sokuluyor. Son yıllarda Avrupa'da ehliyet sahibi olma sayısının hızla düşmesi de gelecek nesillerin bu donanıma daha bağımlı olacağının bir göstergesi. Hoşlanalım veya hoşlanmayalım otomotivde hepimizi heyecanlı ve hiç olmadığı kadar farklı bir gelecek bekliyor.

Bunu da oku:

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!