Küçülen otomotiv pazarında yetkili satıcıların durumu nasıl?

Değerli Dostlarım,

Bu yazımda ülkemizde küçülen otomotiv pazarının önemli tarafı olan yetkili satıcıların durumuna kısaca değineceğim.

İçinde bulunduğumuz 2019 yılında otomotiv satışları geçen yıla nazaran %50 civarında daralıyor. Öyle ki yapılan açıklamalar; bu yılı ağır vasıta satışı dahil iyimser bir tahmin ile 400 bin civarında satışla kapatabileceğimizi gösteriyor. İç pazarda üç yıl üst üste 1 milyon civarı yıllık satış yapabilmiş, tüm tedarik sistemleri buna göre organize edilmiş bir sektör için hiç kolay değil. Otomotiv değer zincirinin tüm halkalarının bu küçülmeye dayanabilmesi gerekiyor.

Burada en önemli halkalardan birisi hiç kuşkusuz satış ve servis teşkilatı. Yani Yetkili Satıcılar. Ülke çapında global otomotiv markalarını temsil eden, büyük yatırımlar yapmış, önemli bir iş gücü ve istihdam merkezleri olan yetkili satıcıların bu ciddi küçülmeye dayanıklı olmaları sektör için çok önemli ve hayati.

Peki, onlar dayanma gücünü bulabiliyorlar mı? Ne yapıyorlar?

Değerli Dostlarım,

Genelde kısıtlı işletme sermayesi ile kaynaklarını dikkatle kullanma durumunda olan bir kesimden bahsediyoruz. Global markaların ticari politikalarına uygun yatırımlarını öz kaynak ile yapanlar fazla değil. Genelde bankalar ile işbirliği halindeler. yani kredi kullanıyorlar.Kredi maliyetleri malum. Zorlanıyorlar. O nedenle işletme sermayelerini korumaları nasıl mümkün olacak?
Bu noktada çıkış yolu; Devlet, finans kuruluşları ve global marka yönetimlerinin yetkili satıcılarla birlikte olmalarından geçiyor.

Devlet desteğini uygulanan teşviklerde görüyoruz. Örneğin halen ÖTV ve KDV desteği uygulanıyor. Haziran sonunda süresi bitecek. Yıl boyunca devam etmesi bir gereklilik oldu. Umarım öyle olur. Bir de hurda araç uygulaması var. Hurda uygulamasının da bir önceki yazımda belirttiğim şekilde yeniden gözden geçirilmesini çok yararlı görüyorum.

Global markalar ise merkez yönetimlerini devreye sokmalılar. Öyle ya, ülkemizdeki pazar onlara yıllarca gelir sağladı, para kazandırdı. Örneğin geçici bir süre konsinye desteği ile bu sürecin atlatılmasına yardımcı olabilirler. Yetkili Satıcı işletme maliyetlerine destek olabilirler. Fiyat ve ürün politikalarını bu zor dönemlere göre adapte edebilir ve bu zor döneme uygun ve adil bir gelir paylaşımı sağlayabilirler.

Finans kuruluşları da azalan satışlarda bireysel kredi taleplerinin olabildiği kadar hızlı, olumlu ve düşük maliyette çözümü için adım atabilirler. Her zaman paylaşıyoruz. İnsanımız he ay ödeyebileceği taksitlerle otomobil almaya çalışıyor. Bu da uygun kredi çözümlerinin olmasına bağlı elbette.

Bizler, 2001 – 2002 yıllarındaki şiddetli daralmayı bu şekilde omuz omuza çalışarak önleyebilmiş idik. Tabi ki şimdi şartlar daha farklı . Ama sektör daha donanımlı ve güçlü. Bu güçle bu dönemi de aşabiliriz. Yeter ki karşılıklı anlayış ve dayanışma içinde olalım. Unutmayalım ki hepimiz aynı gemideyiz.

Gelecek yazılarımda buluşmak üzere...

M.İbrahim Aybar