Türkiye'de otomotiv sektörü, 2019'a belirgin bir daralma ile başlangıç yaptı.

Merhaba değerli Dostlarım,

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Ocak 2019 iç pazar satış rakamlarını açıkladı. Sonuçlar geçen yılın ocak ayına göre % 59 daralma gösteriyor. Bu çöküş bana 2002 yılının Ocak ayı satışlarını hatırlattı. O tarihlerde, ÖTV ve KDV teşvikleri gibi destek yoktu. Tüm markalar toplam 1,700 adet kadar satış yapabilmişlerdi. Elbette karşımızda o kadar karanlık bir tablo yok.İç pazar 2002 ye göre 10 katı yukarıda. Kişi başı milli gelirimiz çok daha yüksek. Ancak bu yıl başında aldığımız sonuçlar, bizlere 2018 yılını mumla aratacak görünüyor.

Dilerseniz bir de otomotiv ihracatına bakalım. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Otomotiv ihracatında geçen yılın Ocak ayına göre %1.95 artış olduğunu duyurdu. İhracatın yaklaşık % 80 ini AB ülkelerine yapıyoruz. Dünyanın diğer bölgelerine olan otomotiv ihracatımız düşerken AB ülkelerine olan ihracatı % 9 artırdık. Dolayısıyla toplam ihracatımız artış gösterdi.

Peki otomotiv sanayimizin ana ihracat kapısı AB pazarında durum ne? ACEA raporuna göre 2018 yılında AB ülkelerinde bir yıl öncesine göre % 0.1 kadar küçük bir artış oldu. Ama dikkatinizi çekmek istediğim konu şu: AB ülkeleri 2018 yılının son 4 ayında üst üste daralıyor. Daha önceki yazılarımda değindiğim gibi, Eylül 2018 içinde yürürlüğe giren WLTP standartları bu daralmayı başlattı. Otomotiv sanayi kuruluşlarının bu standartlara uyumu tamamlanana kadar da daralma sürecek görünüyor. Otomotiv ihracatımızın lokomotif pazarı AB ülkelerindeki gelişmeler ve ülkemizdeki tablo, otomotiv sanayimizin 2019 yılını kolay geçirmeyeceğinin habercisi.

Motor1 Türkiye Youtube Banner

Peki ne yapılması gerekiyor? Hem iç pazarda tekrar en az 1 milyon satış yapan yıllara dönmek, hem de ihracatta sürdürülebilirlik için aslında formül belli. Öncelikle 2019 yılı boyunca ülkemizde otomotiv satışlarının daha da düşmemesi için araç fiyatları üzerinde 31 Mart 2019 a kadar uygulanan vergi indirimleri devam etmeli.

Kalıcı çözüm için ise, önceki yazılarımda yaptığım hatırlatmayı tekrar edeyim :

  • Üretim bazlı ekonomik büyüme ile kişi başı milli gelirimizi 16 bin $ üzerine çıkarmalıyız. Çünkü ülkemizde B segment otomobilin baz model fiyatı bu mertebede.
  • Yeni uluslararası doğrudan yatırımcıların ülkemize gelmelerini hızlandırmalıyız. Hukuk güvenliği ve rekabetçi yatırım ortamı gibi onların en çok önemsediği konularda eksiğimiz olmamalı.
    Değerli dostlarım,

Emin olun, ne yapacağımız konusunda hem fikir isek yolumuz o kadar da uzun değil. Kolaylıklar diliyorum.

M. İbrahim Aybar